Siber güvenlik dünyasında saldırganlar genellikle avcı, sistemler ise av konumundadır. Peki ya rolleri değiştirip saldırganı avlasaydık? İşte Honeypot (Bal Küpü) tekniği tam olarak burada devreye giriyor.

İsminden de anlaşılacağı üzere bu teknik, “ayıları çekmek için bal dolu bir küp bırakma” mantığına dayanır. Ancak buradaki ayılar siber korsanlar (hackerlar), bal ise savunmasız görünen ama aslında birer tuzak olan sistemlerdir.

Bu yazımızda, siber savunmanın en proaktif yöntemlerinden biri olan Honeypot’un ne olduğunu, nasıl çalıştığını ve türlerini inceleyeceğiz.

Honeypot Nedir?

Honeypot, siber saldırganları cezbetmek, tespit etmek ve analiz etmek için kasıtlı olarak tehlikeye açıkmış gibi gösterilen bir tuzak sistemdir.

Bu sistemler, gerçek üretim sunucularını veya veritabanlarını taklit eder ancak içinde gerçek bir veri barındırmazlar. Bir saldırgan honeypot’a sızdığında, aslında değerli bir veriye ulaşmaz; aksine kendi yöntemlerini, IP adresini ve saldırı imzasını güvenlik uzmanlarına ifşa etmiş olur.

Önemli Not: Honeypot sistemlerine meşru (normal) bir kullanıcının girmesi için hiçbir sebep yoktur. Bu nedenle, bir honeypot ile kurulan herhangi bir etkileşim, varsayılan olarak “şüpheli” veya “kötü niyetli” kabul edilir.

Honeypot Nasıl Çalışır?

Honeypot’un çalışma prensibi oldukça basittir ancak arkasındaki mühendislik karmaşıktır:

  1. Yemleme: Ağ üzerinde savunmasız görünen bir sunucu, uygulama veya veritabanı oluşturulur (Örn: Basit şifreli bir SSH portu veya güncellenmemiş bir veritabanı).

  2. İzolasyon: Bu sistem, gerçek ağdan izole edilir. Böylece saldırgan tuzağa düştüğünde ana sistemlere sıçrayamaz.

  3. İzleme ve Loglama: Saldırgan sisteme girdiği andan itibaren her tuş darbesi, denediği komutlar ve yüklediği dosyalar kaydedilir.

  4. Analiz: Toplanan veriler incelenerek saldırganın kimliği, kullandığı teknikler ve güvenlik açıklarınız hakkında bilgi edinilir.

Honeypot Türleri Nelerdir?

Kullanım amaçlarına ve karmaşıklık seviyelerine göre honeypotlar iki ana kategoriye ayrılır:

1. Amaçlarına Göre

  • Üretim (Production) Honeypotları: Şirketlerin kendi ağlarını korumak için kurdukları sistemlerdir. Genellikle kurulumu daha basittir ve asıl amaç saldırıyı tespit edip alarm vermektir.

  • Araştırma (Research) Honeypotları: Güvenlik firmaları, üniversiteler veya devlet kurumları tarafından kullanılır. Amaç korumadan ziyade, yeni virüs türlerini keşfetmek ve hacker psikolojisini analiz etmektir.

2. Etkileşim Seviyesine Göre

  • Düşük Etkileşimli (Low-Interaction): Gerçek bir işletim sistemi sunmaz, sadece belirli servisleri (örn: FTP, Telnet) simüle eder. Saldırgan sistemin sahte olduğunu çabuk anlayabilir ancak riski düşüktür.

  • Yüksek Etkileşimli (High-Interaction): Gerçek bir işletim sistemi ve gerçek savunmasız uygulamalar barındırır. Saldırgan sistemin içinde dilediği gibi hareket edebilir. Çok detaylı veri sağlar ancak “Hacklenen sistemin başka sistemlere saldırmak için kullanılması” riski taşır.

Neden Honeypot Kullanmalısınız? (Avantajları)

  • Düşük Yanlış Pozitif (False Positive) Oranı: Güvenlik duvarları bazen normal trafiği de engelleyebilir. Ancak honeypot’a gelen trafik %99 ihtimalle saldırıdır.

  • Saldırganı Oyalama: Hacker, sahte sistemle uğraşırken zaman kaybeder ve bu sırada gerçek sistemleriniz güvende kalır.

  • İstihbarat Toplama: Saldırganın şirketinize özel mi geldiği, yoksa rastgele tarama mı yaptığı anlaşılır.

  • Şifrelenmiş Trafiği Yakalama: Saldırgan şifreli bir kanal (SSH, HTTPS) kullansa bile, honeypot sunucusu şifre çözücü anahtara sahip olduğu için trafiği düz metin olarak okuyabilir.

Riskleri Var mı?

Evet, doğru yapılandırılmamış bir yüksek etkileşimli honeypot, saldırgan tarafından ele geçirilip diğer ağlara saldırmak için bir “zıplama tahtası” (jump server) olarak kullanılabilir. Bu yüzden honeypotların DMZ (Demilitarized Zone) içinde ve sıkı bir izolasyonla tutulması şarttır.

Sonuç

Honeypot, siber güvenlik stratejinizde “pasif savunma”dan “aktif savunma”ya geçişin anahtarıdır. Sadece saldırıları engellemekle kalmaz, aynı zamanda düşmanınızı tanımanızı sağlar. Unutmayın, düşmanını tanıyan bir savunmacı, her zaman bir adım öndedir.


Youtube Kanalıma Abone Olun : https://www.youtube.com/@SezginEren